Jeoloji Münendisliği Dergisi
Jeoloji Mühendisliği Dergisi

Jeoloji Mühendisliği Dergisi

2014 38/2 ARALIK ISSN 1016-9172
KAPAK
PDF Olarak Görüntüle
KÜNYE
PDF Olarak Görüntüle
Sübsidans Nedeniyle Elek Yolu ve Açık Ocak Şevlerinde Meydana Gelen Deformasyonların Değerlendirilmesi: Soma-Kısrakdere Kömür Sahası için Örnek Bir Çalışma
Cem Kincal Doğan Karakuş Ahmet Hakan Onur Mehmet Yalçin Koca
PDF Olarak Görüntüle

ÖZ: KM2 ve KM3-linyit damarları, Miyosen yaşlı Soma formasyonu′nda yer alan Kısrakdere kömürzonunda oluşmuştur. Soma-Eynez kömür sahasındaki Neojen yaşlı istifin tabanında yer alan çamurtaşlarınıüzerleyen sınırın hemen üzerindeki KM2-kömür damarının kalınlığı 1 ile 25 m arasında değişmektedir. Saha,Türkiye’deki belli başlı büyük kömür üretim alanlarından birisidir. Yeraltı kömür üretimi Miyosen yaşlı M2-marnlarının üzerinde yer alan KM2-kömür damarında yürütülmektedir. Işıklar uzunayak panellerinde yeraltıkömür üretimi nedeniyle oluşturulmuş olan yeraltı açıklıkları yüzeyden 291 m derinliktedir. Kireçtaşı (M3) vemarn (M2) katmanları, tasman nedeniyle deforme olmuş ve çatlaklı bir yapı kazanmıştır. Böylelikle, oluşanboşlukların birbirleriyle bağlanması ve açıklıklara doğru ilerlemesi, elek yolunun çökmesine neden olmuştur.Tasmandan etkilenen yüzey alanının sınırı etki açısıyla tanımlanır. Tasman, yeraltı açıklıklarının merkezineyakın değil, uzun ayak panellerini düşey olarak kesen fay zonu üzerinde büyük miktarda farklı oturmalaraneden olmuştur. Sonuç olarak, sahada asimetrik bir sübsidans profili meydana gelmiştir. Yüzeydeki çatlaklarınboyutu ve yayılımının, sahadaki tasman hareketi tamamlanıncaya kadar artarak devam etmesi beklenmektedir.Elek yolu üzerindeki çatlak desenlerinin gelişiminin, tasman profili boyunca farklılıklar sunduğu belirlenmiştir.Farklı çatlak desenleri, bu profilin çekme ve çökme bölgelerinde gözlenmiştir. Sübsidanslar elek yoluna paralelve dik alınmış kesitlerde incelenmiştir. Bu nedenle kesitler üzerinde farklı kırılma açıları bulunmuştur. Bununbirinci nedeni; kesitlerin kömür damarına ve faya dik veya paralel konumda olması, ikincisi ise; her iki kesitinbirbirlerinden farklı topoğrafyalara sahip olmasıdır. Çünkü Kuzey – Güney yönünde alınmış kesit şevli birtopoğrafyaya sahiptir. Bu çalışmada, çatlak desenleri tasman profilinin oluşturulmasında kullanılmıştır. Kömürüretim panellerinin tesir açısı iki farklı kesitte incelenmiştir. K-G yönünde alınmış kesitte uzun ayak panolarının her iki tarafı için sınır açıları sonlu elemanlar yöntemiyle belirlenmiştir. Doğu – Batı yönünde alınmışkesitte yer yüzeyinde gelişmiş farklı tasman çatlak desenleri ve elek yolu boyunca tesis edilmiş noktalardakideformasyon ölçümleri yardımıyla sınır açıları belirlenmiştir. Her iki yöntemden elde edilen sonuçlar birbiriyledeneştirilmiştir. İki yöntemden elde edilen açısal farkların 7° ile 10° arasında değiştiği belirlenmiştir.  

Kömür
Deformasyon
Kısrakdere (Soma)
Sübsidans
Coal
Deformation
Kısrakdere (Soma)
Subsidence
Taşıma Gücü ve Oturma İncelemelerinde Menard Pressiyometre Deneyinin Uygulanması: Kuloğlu HES Regülatörü Yerinde Bir Örnek Çalışma (Kars, Türkiye)
Ali Kayabaşi
PDF Olarak Görüntüle

ÖZ: Bu çalışmada Aşağı Aras Havzası hidroelektrik santrali (HES) projelerinden biri olan Kuloğluregülatörüne ait iki sondajda yapılan Menard presiyometre deneyleri değerlendirilmiş ve Menardpresiyometresi tanıtılmaya çalışılmıştır. Temel alanını kaplayan alüvyonda açılmış sondajlardan SK-1kuyusunda 8 adet, SK-2 kuyusunda ise 12 adet presiyometre deneyi yapılmıştır. Sondaj kuyularının 20 ile24. metrelerden sonra genişlemesi ve çökmesi nedeniyle daha derinlerde deney yapılamamıştır. Alüvyonunhomojen ve heterojen olduğu kabulüyle, iki grup halinde oturma ve taşıma gücü hesaplamaları yapılmıştır.Presiyometre deneyi oturma hesaplamalarının yanı sıra temel biriminde anlık oturma hesaplaması dayapılmıştır. Deneyin uygulanabildiği derinliklerden elde edilen veriler yardımıyla yapılan hesaplamasonuçları, kabul edilebilir taşıma ve oturma sınırlar içerisindedir. Aynı hesaplamalar yardımı ile, yapıyükünden kaynaklı gerilimin derinlikle dağılımı belirlenmiştir. Yapı yükünün oluşturacağı gerilim,48 m derinlikte % 10 değerine düşmektedir. 20 ile 24. metrelerden sonra sondaj kuyularının çökmesi,genişlemesi ve yapı yükünün oluşturacağı gerilimin daha derinlere devam etmesinden dolayı alüvyonuntamamının kaldırılması önerilmiştir. Çalışmada ayrıca, Menard presiyometre deneyinin su yapısı inşaatalanlarında uygulanması sırasında karşılaşılan sorunlara da değinilmiştir.

Aras Nehri
Kuloğlu
Menard Presiyometresi
Oturma
Taşıma gücü
Aras River
Kuloğlu
Menard Pressuremeter
Settlement
Bearing capacity
İzmir Karaburun Yarımadasındaki Farklı Kireçtaşlarının Beton Agregası Olarak Değerlendirilmesi
Hakan Elçi Necdet Türk İsmail İşintek
PDF Olarak Görüntüle

ÖZ: Dört milyonu aşan nüfusu ile Türkiye’nin üçüncü büyük şehri olan İzmir’deki hazır beton ve çimentofabrikalarının ihtiyacını karşılayan taş ocaklarının, yerleşim alanlarına oldukça yakın olması ve oluşturduğuçevresel sorunlar nedeniyle yakın gelecekte kapatılması veya başka bir yere taşınması söz konusudur. Budurum, ileriye yönelik olarak İzmir için yeni kırma taş sahalarının belirlenmesini gerekli hale getirmiştir.İzmir’in gelecekteki agrega ihtiyacının bir kısmının Karaburun Yarımadası (İzmir) Mesozoyik yaşlıkireçtaşlarından karşılanması öngörülmektedir. Bu çalışmada Karaburun Yarımadası Mesozoyik yaşlıkireçtaşlarının fasiyes ve kimyasal özellikleri araştırılmış ve bu özelliklerinin, beton agregası olarakkullanılabilirliklerine olan etkisi değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre farklı litolojik özellikgösteren Mesozoyik yaşlı Karaburun kireçtaşlarının beton agregası olarak kullanılabilirliğini etkileyenen önemli özelliğin, kireçtaşının saflığını (bileşimsel homojenliğini) bozan ve betonda alkali silikareaksiyonuna da neden olabilen silis miktarı olduğu belirlenmiştir. Ayrıca kil minerali içerikli agregaların,beton dayanım değerini düşürdüğü gözlenmiştir.

Alkali Silika Reaksiyonu
Kireçtaşı Agregası
Kireçtaşı saflığı
Karaburun
Alkali Silica Reaction
Limestone Aggregate
Purity of Limestone
Karaburun
Kırka (Eskişehir), Bigadiç (Balıkesir) ve Emet (Kütahya) Bor Yatakları Bölgesinde Mn, Zn, Cu, Ni ve Co için Biyojeokimyasal Anomalilerin Araştırılması
Zeynep Özdemir Semiha Zorlu Mustafa Akyildiz
PDF Olarak Görüntüle

ÖZ: Bitkiler pek çok elementi bünyelerinde biriktirirler. Biriken bu elementlerin miktarlarının belirlenmesibiyojeokimyasal prospeksiyon açısından önemlidir. Başta Kırka (Eskişehir) olmak üzere Bigadiç(Balıkesir) ve Emet (Kütahya) bölgelerinde 14 bitki türünden, 220 bitki örneği ve yetiştikleri topraklardanörnekler alınmış ve element içerikleri belirlenmiştir. Biyojeokimyasal anomalilerin saptanması için bitkive toprak örnekleri arasındaki ilişki istatistiksel olarak incelenmiştir. Zn, Cu, Ni ve Co elementleri içinbiyojeokimyasal anomaliler saptanamazken Mn için Gypsophila perfoliata L. bitki türünün (n=13, r=0.79,R²=0.62, P<0.01, dalda) belirtgen (indikatör) bitki olabileceği ve bu belirtgen bitkinin biyojeokimyasalprospeksiyonda ve çevresel izleme aracı olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. Buna ek olarakG. perfoliata L. bitki türündeki Mn değerleri ile topraktaki B, Sr, Li, Mn, Zn, Cu, Ni ve Co değerleriarasındaki inter- element ilişkileri de incelenmiştir. Bitkideki Mn ile topraktaki Mn arasında pozitif çokönemli (ÇÖ) bir ilişki saptanırken topraktaki Li ile negatif çok önemli (-ÇÖ) bir ilişki saptanmıştır

Biyojeokimya
Bor
Mn
Belirtgen bitki
Kırka
Bigadiç
Emet
Biogeochemistry
Boron
Mn
Indicator plant
Kırka
Bigadiç
Emet