Jeoloji Münendisliği Dergisi
Jeoloji Mühendisliği Dergisi

Jeoloji Mühendisliği Dergisi

2016 40/2 ARALIK ISSN 1016-9172
KAPAK
PDF Olarak Görüntüle
KÜNYE
PDF Olarak Görüntüle
Gökçeada`da Yüzeylenen Andezit ve Riyodasit Bileşimli Kayaların İçyapı Özelliklerinin Dayanım ve Deformasyon Özelliklerine Etkileri
Ömer Ündül Namik Aysal
PDF Olarak Görüntüle

ÖZ: Kayaların iç yapı unsurlarının, fiziksel – mekanik ve elastik özelliklere ve çatlak gelişimine etkileri bilinmektedir. Bu çalışmada; Gökçeada’nın farklı bölgelerinden alınan farklı iç yapı özelliklerine ve bileşenlerine sahip volkanik kayaların mineralojik, petrografik ve mikroyapısal unsurlarının, kayanın fiziksel, elastik ve dayanım özelliklerine etkileri değerlendirilmiştir. Bunun yanı sıra, yük altında çatlak gelişim süreçlerinin belirlenmesi için ayrıntılı analizler gerçekleştirilmiştir. Çatlak gelişim süreçleri, mekanik deneylere tabi tutulan örneklerden hazırlanan ince kesitler üzerinde yapılan ayrıntılı çalışmalar ile ortaya konmuştur. Mineralojik ve petrografik incelemelerden elde edilen sayısal veriler ve gözlemler, minerallerin kütlece oranlarının özgül ağırlık ve ateşte kızdırma kaybı (LOI) değerlerini etkilediğini göstermiştir. Bununla birlikte tek eksenli sıkışma dayanımı (UCS) ve elastik özelliklerin büyük oranda petrografik özelliklere bağlı olduğu anlaşılmıştır. Volkanik kayaçlarda UCS değerleri, hamurun fenokristallere oranla artmasıyla azalmaktadır. Biyotit mineralinin, tek eksenli sıkışma dayanımını etkileyen tek mineral olduğu ortaya konmuştur. Ayrıca, opak minerallerin ve biyotitin geometrik özelliklerinin, Young modülüne etkilerinin de önemli olduğu sonucuna varılmıştır. Eksenel yükler altında, çatlak gelişimi fenokristal ve hamur malzemesinin oransal dağılımı ile yakından ilişkilidir. Hamur miktarının artışı ile eksenel kırıkların arttığı gözlenmiştir. Yük etkisi ile gelişen kırıklar altere olmamış fenokristallere gelince yön değiştirmektedir. Böylece eksenel ve makaslama kırıkları fenokristal artışı ile birlikte değişmektedir. Gerilme etkisi ile gelişen kırıkların uygulanan yüke ve konumlarına göre altere olmuş ve opaklaşmış fenokristallerin içine girebileceği de yer yer gözlenmiştir. Ayrıca, UCS deneysonuçlarının ve ince kesitlerin birlikte değerlendirilmesi ile fenokristallerdeki artışın yanal deformasyonda ve dolayısıyla Poisson oranında artış oluşturduğu da belirlenmiştir. Değerlendirilen diğer özelliklerin ise çalışılan kayaların fiziksel ve mekanik özellikleri üzerindeki etkilerinin zayıf olduğu belirlenmiştir.

Çatlak Gelişimi
Elastik Özellikler
Fiziko-Mekanik özellikler
Gökçeada
Volkanik Kayaçlar
Crack Propagation
Elastic Properties
Physico-Mechanical Properties
Gökçeada
Volcanic Rocks
İgnimbiritlerdeki Kılcal Su Emme Özelliğinin Ahlat Selçuklu Mezar Taşlarının Bozunmasındaki Rolü
Mutluhan Akin İsmail Dinçer Ali Özvan Vural Noyan Mücip Tapan
PDF Olarak Görüntüle

ÖZ: Selçuklular dönemine ait Ahlat Selçuklu mezar taşları, dünya üzerindeki bilinen en büyük Müslüman Mezarlığı olması ve taşıdığı tarihsel önem nedeniyle UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’nde yer almaktadır. Mezar taşı olarak, bölgede oldukça yaygın olarak bulunan ve piroklastik bir kaya türü olan ignimbiritler kullanılmış olup, yumuşak olmaları ve kolay işlenebilmelerini nedeni ile üzerlerine çeşitli motifler ve yazıtlar işlenmiştir. Ancak söz konusu mezar taşları, yaklaşık 800 yıllık süreç içerisinde bozunma etkilerine maruz kalmıştır. Mezar taşları incelendiğinde dikkati çeken en önemli unsur, birçok mezar taşının orta bölgelerine yakın kısımlarından kırılmış olmasıdır. Bu çalışma kapsamında Ahlat Selçuklu mezar taşlarının bozunmasına neden olan unsurların açığa çıkarılması amacıyla taze ignimbirit örnekleri üzerinde deneysel çalışmalar yapılmış ve özellikle kılcal su emmenin bozunma üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Buna göre, ignimbiritlerin yüksek gözenekliliği ve kılcal su emme özelliği mezar taşlarının bozunmasındaki en önemli etkendir.

Ahlat Taşı
Bozunma
Ignimbirit
Kılcal Su Emme
Selçuklu
Ahlat Stone
Deterioration
Ignimbrite
Capillary Water Absorption
Seljuk
Hacimsel Dane Oranının ve Dane Boyutunun Hamurda Kayaların (BIMRock) Dayanımı Üzerindeki Etkisi
Murat Karahan Hakan Ersoy Muhammet Oğuz Sünnetci Özge Örgen
PDF Olarak Görüntüle

ÖZ: Sağlam kaya bloklarının zayıf bir matriks tarafından kuşatıldığı heterojen kaya kütleleri hamurda kaya“BIMRock”olarak nitelendirilirler. Bu tür kaya kütlelerinde, laboratuvar çalışmalarında kullanılmak üzerestandartlara uygun örnek almak ve hazırlamak çoğu kez zordur. Bu nedenle, bu tip kayalarda kayma direnciparametrelerinin ve tek eksenli sıkışma dayanımı gibi özelliklerin belirlenmesi oldukça güç olmaktadır.Literatürde, BIMRock’lar üzerinde, laboratuvar çalışmalarını ve ampirik yöntemleri konu alan çalışmalaroldukça azdır ve mevcut ampirik yöntemlerin sınırlamaları nedeniyle kaya mekaniği alanında bu konudayaygın olarak kabul gören ampirik bir yaklaşım da mevcut değildir. Bu çalışma kapsamında ise farklı taneboyutlarında ve farklı hacimsel tane oranlarına sahip yapay BIMRock örnekleri hazırlanmış ve hazırlananörnekler üzerinde tek eksenli sıkışma dayanımı direnci deneyleri yapılmıştır. Yapılan deneyler sonucundatane boyutunun ve hacimsel tane oranının, yapay BIMRock örneklerinin tek eksenli sıkışma dayanımıüzerindeki etkisi araştırılmıştır. Test amacıyla 0.6 mm’den 9.5 mm’ye kadar değişen çapta çakıl danelerikullanılarak % 20, % 30 ve % 40 arasında hacimsel dane oranına sahip yapay örnekler oluşturulmuştur.Matriks hazırlanırken su ve alçı kullanılmıştır. Dane boyutunun azalması durumunda tek eksenli sıkışmadayanımı değerleri 0.68 MPa’dan 0.45 MPa’a düşmüştür. Hacimsel dane oranının artması durumunda isebu değerlerin 0.51 MPa’dan 0.66 MPa’a yükseldiği görülmüştür. Bu durum, dane boyutunda ve hacimseldane oranındaki artmanın numunenin dayanımını artırdığını göstermektedir.

BIMRock
Dane Boyutu
Hacimsel Dane Oranı
Tek Eksenli Sıkışma Dayanımı
Bimrock
Volumetric Grain Proportion
Grain size
Uniaxial Compressive Strength
Yapay Sinir Ağları Yardımı ile Yeraltı Suyunda Sodyum Absorbsiyon Oranı (SAR) Tahmini: Ergene Havzası Doğu Akiferi Örneği
Orhan Arkoç Tahir Çetin Akinci H.selçuk Nogay
PDF Olarak Görüntüle

ÖZ: Yeraltı suyu dünyanın birçok yerinde içme ve tarımsal sulama amaçlı kullanılmaktadır. Tarımsalfaaliyetler zamanla yeraltı sularını kirleterek kalitesinin bozulmasına neden olabilmektedir. Kalitesibozulmuş bu sular insan sağlığını ve bitkilerin gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Özelliklekirlenmeye açık serbest akiferlerde yeraltı suyu kalitesinin ucuz yöntemler ile izlenmesi önemkazanmaktadır. Bu çalışmada Ergene Havzası doğu kesiminde yer alan serbest akiferdeki sodyumabsorbsiyon oranı (SAR) değerinin tahmini için bir yapay sinir ağı modeli önerilmektedir. Ergene Havzasıdoğu kesiminde serbest akiferde açılmış olan 18 su kuyusundan bir yıllık süre ile aylık olarak alınanörneklerden elde edilen elektriksel iletkenlik, toplam çözünmüş katı miktarı, sıcaklık, toplam sertlik,klorür miktarı ve pH değerleri model için girdi olarak kullanılmıştır. Modellenen yapay sinir ağında,Levenberg–Marquardt (trainlm) geri yayılım algoritması olarak seçilmiş ve 35 nöron sayısı kullanılmıştır.Modelin sonuçları ile hedefler arasında yüksek tutarlılık gözlenmiştir (R=0,885). Önerilen bu model ileyeraltı sularının daha ucuz ve kolay bir şekilde izlenmesi mümkün olabilecektir.

Ergene Havzası
Sodyum Absorbsiyon Oranı
Yapay Sinir Ağları
Yeraltı Suyu Kalitesi
Ergene Basin
Sodium Absorption Ratio
Artificial Neural Networks
Groundwater Quality
Doğu Trakya Bölgesi`nde Yeraltı Suyu Kalitesinin Araştırılması Amacıyla Coğrafi Bilgi Sistemi Yardımı ile Su Kalite İndeksi Uygulaması
Orhan Arkoç
PDF Olarak Görüntüle

ÖZ: Su kalitesi değerlendirmesi, çevresel yönetim planlarının daima önemli bir parçası olmuştur. Buçalışmada, Doğu Trakya Bölgesi’ndeki yeraltı sularının içme ve sulama amaçlı kalitesi değerlendirilmişve sonuçların mekânsal dağılımı haritalanmıştır. Çalışma alanındaki 18 adet derin su kuyusundan alınanörneklerin su kalitesinin değerlendirilmesi amacıyla hidrokimyasal özellikleri saptanmıştır. İnsani tüketimamaçlı su kalitesi değerlendirmesi için Su Kalite İndeksi (SKİ) hesaplanmıştır. SKİ değerleri, yeraltısularının% 52’sinin tarımsal ilaçlamadan dolayı “kötü” ve “çok kötü” sınıfında olduğunu göstermiştir. Bununla beraber, sulama amaçlı olarak yeraltı sularının büyük kısmının, sodyum absorbsiyon oranı (SAR), artıksodyum bicarbonat (RSC), sodyum yüzdesi (Na%) ve magnezyum tehlikesi (MH) açısından uygun olduğugörülmüştür

Coğrafi Bilgi Sistemleri
Yeraltısuyu
Trakya
Su Kalite İndeksi
Geographical Information System
Groundwater
Thrace
Water Quality Index
Ekizköy (Muğla-Milas) Erken-Orta Miyosen Kömürlerinin Organik Jeokimyası ve Paleoiklim Şartları
Fatma Hoş Çebi
PDF Olarak Görüntüle

ÖZ: Bu çalışmada, Muğla ili Milas ilçesinin güneydoğusunda yer alan Ekizköy sahası kömürlerinin organikjeokimyasal özellikleri, çökelme ortamı ve paleoiklim şartları ortaya konmuştur. Ekizköy kömürlerinintoplam organik karbon (TOK) içeriğinin ortalama % 46.24, Hİ (Hidrojen İndeksi) değerlerinin ortalama152.88 mgHK/gTOK ve Oksijen İndeksi (Oİ) değerlerinin ise ortalama 76.63 mgCO2/gTOK olduğugörülmüştür. Bu değerler turba ortamındaki yarı oksik ortam şartlarını ve ancak gaz türetebilecek organikmaddeyi yansıtmaktadır. Hİ-Tmax, S2-TOK sınıflama diyagramlarında organik maddenin Tip II ve Tip IIIkerojenden oluştuğu görülmüştür. Gaz kromatogramlarında, yüksek ve tek karbon numaralı n-alkanlarınbaskın olduğu ve az miktarda da algal katkının olduğu bir dağılım gözlenmektedir. Seçilen M-4 ve M-8nolu örnekler için karbon tercih indeksleri sırasıyla CPI22-30 2.8, 2.4 ve CPI26-28 3.2, 2.8 olarak hesaplanmıştır.Karasal/sucul hidrokarbon oranları TARHC (Terrigenous/aquatic ratio) 13 ve 28 olarak hesaplanmış olup, budeğerler yüksek karbon numaralı n-alkanların baskın olduğu karasal organik maddeyi yansıtmaktadır. M-4ve M-8 örneklerinin alındığı seviyelerde CPI, TARHC, ACL, Qwood/grass, Qwood/plant ve Qgrass/plant oranlarına göre,ağaçsı organik maddenin baskın, iklimin göreceli olarak nemli ve yarı tropik olduğu, ancak M-8 nolu örneğinalındığı periyotta iklimin M-4 nolu örneğin alındığı periyoda nazaran daha nemli olduğu ve daha yüksek sutablasının bulunduğu, buna bağlı olarak da sucul bitki açısından daha zengin olduğu söylenebilir. 

GC
n-alkan
Paleoiklim
Piroliz
GC
n-alkanes
Paleoclimate
Pyrolysis