Jeoloji Münendisliği Dergisi
Jeoloji Mühendisliği Dergisi

Jeoloji Mühendisliği Dergisi

2018 42/2 ARALIK ISSN 1016-9172
KAPAK
PDF Olarak Görüntüle
KÜNYE
PDF Olarak Görüntüle
İstanbul Paleozoyik İstifi`ndeki Dayklar ile Yan Kayalarının Dayanım ve Deformasyon Özelliklerindeki Farklılıklar
Ömer Ündül Buğra Can Çobanoğlu Feyat Taz
PDF Olarak Görüntüle

ÖZ: Nüfus artışına bağlı olarak yeni yerleşim alanlarına gereksinim artmakta, bu alanlarda, altyapı hizmetleri ve diğermühendislik amaçlı pekçok yapının inşası zorunlu hale gelmektedir. Farklı türdeki mühendislik yapılarının (Örneğinaltyapı hizmetleri, derin kazılar, tüneller vb.) inşaası 1900’lü yılların ikinci yarısından itibaren İstanbul’da yoğunolarak devam etmektedir. Önümüzdeki yakın gelecek için de pekçok büyük mühendislik projesi planlanmaktadır.Günümüzde inşa edilen yapılar öncekilere göre daha büyük boyutlarda ve daha derinde yapılmaktadır. Böylece,planlayıcı ve uygulayıcı mühendisler daha fazla jeolojik belirsizliğin yarattığı jeo-mühendislik sorunlarlakarşılaşılmaktadır. İstanbul’daki büyük mühendislik projelerinin önemli bir kısmı son yıllarda İstanbul Boğazı’nınher iki yakasında ve genelde İstanbul Paleozoyik istifinde yoğunlaşmaktadır. Bu istif genel olarak çökel kayalardanoluşmaktadır. Çökel kayalar pekçok yerde farklı bileşimlerde, belirgin olmayan yönlerde ve boyutlardaki(milimetreden birkaç metre boyutlarına kadar) dayklar tarafından kesilmektedir. Bu istifteki çökel kayaları kesendayklar pekçok tünel projesinde, TBM sıkışması, stabilite ve su problemleri vb. beklenmeyen ve istenmeyendurumları oluşturmaktadır. Bunların sonucunda da projelerde zaman kayıpları ve maliyet artışları yaşanmaktadır.Bu çalışmanın amacı, İstanbul’daki daykların eksenel yükler altındaki dayanım ve deformasyon özelliklerininbelirlenmesidir. Ayrıca, çalışılan kayaçların gevreklik özellikleri de değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, tek eksenlisıkışma dayanımı ve dolaylı çekme dayanımı deneyleri dayklar üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bunlara ek olarak,daykların ve yan kayaçlarının temel kaya özelliklerine göre mühendislik davranışları karşılaştırılmıştır. Deneylerdenelde edilen sonuçlara göre daykların ve yan kayaçların tek eksenli sıkışma dayanımları sırasıyla 46-277 MPa ve33-158 MPa, Young modülleri ise 16-99 GPa ve 5-57 GPa arasında değişmektedir. Ayrıca magmatik kayalarıneksenel yükler altındaki gevrek kırılma türündeki yenilmeleri gerilme-şekil değiştirme diyagramlarında oldukçabelirgindir. İstanbul’da başta tüneller olmak üzere yeraltı kaya yapılarında karşılaşılan problemlerin tümü dikkatealındığında; yan kayaçlar ile daykların dayanım ve deformasyon özelliklerindeki farklılıkların en önemli jeolojiksorunlardan biridir. Bu çalışmadaki bulgular, bölgedeki yeraltı kaya yapılarının inşa aşamaları ve özelikle uzundönem performansları için ayrıntılı jeomekanik araştırmaların gerekliliğini ortaya koymaktadır. 

Gevreklik
Dayk
Elastik Özellikler
Jeomekanik Özellikler
İstanbul
Brittleness
Dike
Elastic Properties
Geomechanical Properties
İstanbul
Zayıf Kayaçlarda Makinalı Kazı Performansının Kestirilmesindeki Zorluklar
Evren Poşluk Mustafa Korkanç
PDF Olarak Görüntüle

ÖZ: Kayaç kütle sınıflama sistemleri birçok madencilik ve mühendislik uygulamalarının ön aşamalarında, kayaçtanımlaması ve tasarım amacıyla kullanılmaktadır. Proje ve tasarım aşamasında tünel delme makinesi (TBM)performans tahmini için teorik ve deneysel yöntemler bulunmaktadır. Makine performansının doğru tahmini çoksayıda kaya kütlesi parametresinin göz önünde tutulmasını gerektirir. Homojen ve izotrop kaya ortamlarında makineperformansını öngörmek nispeten kolay olsa da, zayıf ve anizotrop kaya ortamlarında makine performansının kestirimioldukça zordur. TBM performansının tahmini konusunda günümüze kadar yapılan birçok araştırma, penetrasyonve kaya kütlesi sınıflamaları arasında zayıf bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çalışmada, Ankara-İstanbulyüksek hızlı tren projesinde yer alan 26 numaralı (Bilecik İli ile Bozüyük İlçesi arasında) tünelde kullanılan TBM’inQTBM yöntemi ile anizotrop zayıf kaya için yapılan performans analizi sunulmuştur. Değerlendirme makinenin tüneliçerisinde sıkışmasına kadar geçen kesimi kapsamaktadır. Çalışma sonucunda, QTBM yönteminde anizotrop zayıfkayada uygulama problemleriyle karşılaşıldığı, benzer ortamlarda kesici disk değişim zaman aralığı tahminin sonderece zor olduğu ve bu nedenle de performans kestirimi için kaya kütlesinin anizotropik özellikleri ile makineözelliklerinin ilişkilendirilerek katılmasının gerektiği sonucuna varılmıştır.

Anizotropi
İlerleme hızı
QTBM
TBM performansı
Tünel
Zayıf kaya
Anisotropy
Advance rate
QTBM
TBM performance
Tunnel
Weak rock
Engineering Properties of Basalt Coarse Aggregates in Hamdan Area, NW Sana’a, Yemen
Ibrahim A. Al-Akhaly
PDF Olarak Görüntüle

ABSTRACT: Sana’a city has been growing fast vertically and horizontally to provide housing, business and other facilitiesto the ever in. This work was undertaken to determine the quality of basalt coarse aggregate in Hamdan area, NWSana’a. It included field work which consisted of collection of basalt aggregate samples and hand specimens. Thestudy covered coarse aggregates from one of the main crushers in the vicinity of Sana’a city, about 12 km NW ofSana`a, Yemen. The objective of this study is to determine the physical and mechanical properties of basalt coarseaggregates and comparison of the results with the standards. Chemical composition of basalt was determined by theX-ray fluorescence (XRF). The thin sections show that the studied basalt is mainly composed of calcic plagioclaseand augite with few olivine. The types of testing required are gradation, specific gravity, water absorption, flakinessand elongation, Los Angeles abrasion value, aggregate impact value, soundness and alkali-silica reactivity. Theresults showed that, the basalt coarse aggregates in Hamdan area comply with the international standards.

Basalt
Coarse aggregate
Hamdan
Sana’a
Yemen.
Türkiye`de CBS Tabanlı Kömür Maden Bilgi Sistemi (KMBS) Kurulmasında Kullanılacak Bazı Kriterler
Cevdet Bertan Güllüdağ Mehmet Altunsoy
PDF Olarak Görüntüle

ÖZ: Maden Bilgi Sistemleri hem metalik hem de metalik olmayan madenleri kapsamaktadır. Fosil yakıtlar içerisindeülkemizde en çok bulunan kömür için ayrı bir bilgi sisteminin oluşturulması, Türkiye’de madencilik açısındanönemli katkılar sağlayacak bir çalışma olacaktır. Kömür Maden Bilgi Sistemi (KMBS) oluşturulmasında önceliklepotansiyel kömür sahaları belirlenip bu sahalara rezerv bilgilerinin işlenmesi gerekmektedir. Sahaların işletilmedurumlarına göre tasnif edilmesinin ardından koordinat, detay rezerv, kurum, ruhsat gibi veri setleri işlenmelidir.Oluşturulacak sahalara jeolojik faktörler (birincil ve ikincil), çevresel faktörler, laboratuvar analiz sonuçları, insansağlığı ve meslek hastalıkları riskleri, işçi sağlığı ve güvenliği verileri gibi veri setleri işlenmesi ile oluşturulacaktematik haritalar, istenildiğinde farklı kullanıcılar tarafından erişim ve analiz edilebilme avantajı sağlamaktadır.Coğrafi Bilgi Sistemlerinde verilerin güncel tutulması sistemin etkin kullanımı açısından oldukça önemlidir. 

Bilgi Sistemi
CBS
Kömür
Maden
Information System
GIS
Coal
Mine
Türkiye`nin Asbest Profili ve Asbest Güvenliği Sorunu
Bahattin Murat Demir Sami Ercan Mustafa Aktan Harun Öztaşkin
PDF Olarak Görüntüle

ÖZ: Mezotelyoma (akciğer zarı kanseri), gırtlak kanseri, yumurtalık kanseri ve asbestozis ile asbest maruziyetiarasındaki doğrudan ilişkisinin anlaşılması sonucunda birçok ülkede asbestin kullanımı yasaklanmıştır. Ülkemizdede 31.12.2010 tarihinden itibaren her türlü asbest mineralinin ticari kullanımı yasaktır. Bu yasaklamaya karşındaha önce piyasaya girmiş olan asbestin değişik ürünlerdeki varlığı ve bu ürünlerin gündelik hayattaki dolaşımıdevam ettiğinden antropojenik (endüstriyel) asbest maruziyetinin neden olduğu riskler ülkemizde güncelliğini halakorumaktadır. Öte yandan ülkemizde gerçekleştirilen tıbbi jeolojik ve diğer epidemiyolojik araştırmaların gösterdiğigibi asbest güvenliğini tehdit eden ikinci bir faktör jeojenik (çevresel) asbest maruziyetidir. Bu iki belirleyicifaktörün etkilerine karşı asbest güvenliğini güçlendirecek adımların atılmaması nedeniyle asbest bir çevre ve halksağlığı sorunu olarak günümüzde de varlığını sürdürmektedir. Bu çalışmanın amacı ulusal asbest profili temelindeasbest güvenliği sorununu tarihsel gelişim süreci içerisinde ele almak ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerdebulunmaktır. Çalışmamız ülkemizin önemli bir asbest ithalatçısı ülke olmanın yanı sıra asbest üreticisi ülke olduğunuda göstermiştir. Türkiye hem antropojenik hem de jeojenik asbest maruziyetinin bir arada yaşanmaya devam edildiğibir ülke olmasına karşın gerek bireysel gerekse kamusal düzeyde asbest farkındalığı oldukça düşük seviyededir.Karşı karşıya olduğumuz risklere karşı bugüne kadar izlenen yoldan farklı bir mücadele stratejisine ihtiyaç duyulanülkemizde asbest zararlarını azaltmayı bir devlet politikası haline getiren, konuyla ilgili mevzuat ve kurumsal altyapıdaki kopukluğu gidererek antropojenik ve jeojenik asbest maruziyeti ile bütünlüklü ve sistematik mücadeleyitemel alan, katılımcı (toplumsal tabanlı) bir asbest risk yönetim anlayışının ivedilikle inşa edilmesi gerekmektedir

Asbest
Ulusal Asbest Profili
Jeojenik (Çevresel) Asbest Maruziyeti
Antropojenik (Endüstriyel) Asbest Maruziyeti
Asbest Risk Yönetimi
Asbestos
National Asbestos Profile
Geogenic (Environmental) Asbestos Exposure
Anthropogenic (Industrial) Asbestos Exposure
Asbestos Risk Management